Her-bir-şeyi bilme saplantısının yuvarladığı traje-komik biçarelik mi? Yoksa, susabilmenin erdemi hakkında hiçbir şey işitilmemiş olması mı?
Bilginin bir vitrin süsü olarak [afiyetle] yenip yutulması mı? Yoksa, erdemin bir türlü söylemden eyleme geçirilememesi mi?
Dedi-kodu hastalığının deyip-koyulacak bir silah olarak kullanılması mı? Yoksa, eleştirinin hep negatif bir araç, öz-eleştirinin ise, kişisel bir zafiyet olarak benimsenmesi mi?
Sorma, sorgulama, yadsıma, yeniden oluşturma bilincinin askıya alınasındaki sinsi çıkarcılık mı; yoksa, düpedüz tembellik, boş/vermişçilik ya da düpedüz eyyamcılık mı?
Yani kısacası “insan” olma meşgalesini yaşamın temel meselesi yapmamak [yapamamak] mıdır temel sorun?
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ömer Haksal
BİLEMİYORUM Kİ…
Yanıtından emin olamadığım soruların bir kısmını aşağıya sıralıyor ve yardımlarınızı bekliyorum:
Bir türlü karar veremiyorum.
www.soruyusormak.com