Hava Durumu

OSMANLIYA DÖNÜŞ [nesnel olarak] MÜMKÜN MÜ?

Yazının Giriş Tarihi: 25.02.2026 13:36
Yazının Güncellenme Tarihi: 25.02.2026 13:47

Toplumlar ekonomik sorunlar ve adalet erozyonu içinde debelenirken “şanlı geçmiş”in nostaljisine yaslanma eğilimindedir.
Ekonomik dalgalanmalar, küresel güç dengelerinin değişimi, Ortadoğu’daki savaşlar, Avrupa ile yaşanan türlü-çeşitli gerilimler, ekonomide gittikçe daralan boğazlar gündemi belirlerken kolektif bilinç “güçlü olduğumuz zaman”a dönme ihtiyacı ile adeta kıvranır…

Osmanlı bu noktada:

  • Güçlü devlet,
  • Büyük coğrafya,
  • Küresel etki,
  • İmparatorluk prestiji

… rolünü temsil eder.

Bu yaklaşım, rasyonel bir tarih analizinden çok psikolojik bir “güç ihtiyacı ya da tatmini” meselesidir…

Daha açık bir ifade ile gerçek şudur:

Uluslararası sistemde kendini güçlü hissetmeyen toplumlar, geçmişteki güçlü dönemlerini arar ve ona sarılmaya çalışırlar.

Bu bir tür kolektif özsaygı tamiratıdır…

Bir zamanlar büyüktük.”

Bu cümle, bugünün moral erozyonlarını telafi etmekte siyaset adamlarına elverişli bir argüman sağlar.

Yani [Türkçesi]:

Geçmişe dönüş arzusu, kimliği sağlamlaştırma çabasıdır.

Bu stratejinin özünde, Osmanlı imgesi üzerinden yaratılan yeni bir ideolojik inşa stratejisi gizlidir.

ACABA MÜMKÜN MÜ?

Ancak… Sosyoloji ve siyaset biliminin verileri yönünden, devlet yapısı, hukuk sistemi, ekonomi ve uluslararası ”yeni dünya düzeni”ne eklemlenmek açılarından gerçek bir “Osmanlı Modeli”ne dönüş imkanı [hayallere dalmadıkça] pek mümkün değildir.
Çünkü yine sosyolojik bir gerçek vardır:

- Toplumlar geçmişe dönemezler.
Geçmişi kullanarak bugünü inşa etmeye çalışırlar.

Ama zaman zaman semboller, dil ve tarih anlatısı üzerinden kültürel referans kaymaları yaşanabilir.

BU AMA ÖNEMLİ

İşte bu noktada medya eliyle popüler kültür bombardımanı realitesi ortaya çıkar.

Diziler, filmler, sosyal medya…
Tarih, akademik bir alandan çıkartılıp dramatik bir anlatıya dönüştürülebilir.

Şöyle bir hatırlamaya çalışalım:

“Diriliş”, “Payitaht”, “Fetih” gibi yapımlar:

  • Romantize edilmiş bir geçmiş sunuyordu.
  • Osmanlı’yı ahlaki üstünlük ve askeri kudretle özdeşleştiriyordu.
  • Güncel politik mesajları tarih üzerinden veriyordu.

Ancak işte tam da bu durakta tarihi bir yanılgı karşımıza çıkıyor.

Çünkü;

Osmanlı düzeni:

  • Hanedan meşruiyetine dayanırdı.
  • Egemenlik millete değil padişaha aitti.
  • Hukuk çok katmanlı ve sınıfsal farklılıklara açıktı.
  • Modern anlamda eşit yurttaşlık yoktu.

Bugün ise [türlü çeşitli aksaklıkları da olsa halen mevcut] bir anayasal düzen halen var, seçimli- sandık demokrasisi ve yurttaşlık temelinde bir sistem var.

Dolayısıyla bu süreçte yanıt verilmesi gereken iki soru bizce şunlar:

  1. Osmanlı düzenine dönüş” teknik olarak mümkün mü?
  2. Yoksa daha çok sembolik-siyasi söylemler içinde bir oraya bir buraya savruluyor muyuz?

Ne dersiniz?

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.