Hava Durumu

ÇÖP TENEKESİ SÖZLÜĞÜNDEN KISA BOYLU AFORİZMALAR

Yazının Giriş Tarihi: 08.02.2026 14:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 08.02.2026 14:01

Omlet yapmayı bilmez, ama lokantacıdır.

Okuma yazmadan azadedir, ama gazetecidir.

Kültür mirasımızın temel eserlerinin sayfasını dahi çevirmemiştir, ama bazı düşünce kulüplerinde [neyi yönetmeye çalışıyorsa] yöneticidir.

Çıkarcı mıdır? Hem de nasıl… Bu yolda her yapılan her şey mubah mıdır? Evet, nereden bildiniz…

Aziz Nesin usta bu “tip”lere bir isim takmıştı: Zübük…

Kemal Sunal da bu tipin altından girmiş, üstünden çıkmıştı: Gülmüş, kahkahalar atmıştık… Ama aslında utanmamız, üzülmemiz, toplumumuz adına kederlenmemiz gerekirdi.

Geçiyoruz.

Gülmece edebiyatımızda bir başka tip daha var: Kikirik…

Sözcüğün sözlük anlamı, uzun boylu, çok zayıf kimse demek. Biraz da alayı çağrıştıran bir kelime.

Birinci Dünya Savaşı sırasında İngiliz askerlerini böyle anıyor İstanbul ahalisi. Sonra sözcüğü mizah dergileri ele alıyor, harmanlıyor ve “kikirik” sözcüğü böylece, zayıf İngiliz askerlerinden yola çıkıyor ve zayıf kişilikleri alaya alan bir istihzaya dönüşüyor…

Hele hele siz kikirik bir tip ile zübük bir ademin yan yana gelip, birbirlerini kaşıyıp, sıvadıklarını bir düşünün…

Oldu olacak yaşadığımız ana biraz daha yaklaşalım…

Bu durumda karşımıza çıkacak ilk tip, Mr. Liboş’tur…

Liboş, kikirik ile monşerden oluşan nadide ve az-biraz okumuş ama, genleri ile oynanmış çağdaş bir dokudur…

Bu tip sanki liberaldir, ama dükkanının vitrininde toplumculuk vardır. Çevrecilik vardır, her katı-atığa maydanoz [bastırılamaz] bir öne çıkma egosu vardır. Kişiliğinin temel ekseni ondan bundan yapıştırmadır; yapaydır, sahtedir. Omurgasında disk kayması vardır. Bu nedenle bedeni, yaşadığı ortamın kaygan zemininde çıkarı doğrultusunda kayar da kayar, tutamazsınız… Goygoyculuk, yaygaracılık, erkeklerinde yumuşakçalık; dişilerinde kaypaklık ve iki yüzlülük temel kişilik eksenidir.

Liboşların zülüflü, atkuyruğu saçlı, küpeli olanları yani entel liboşları olduğu gibi; takkeli olanları da vardır.

Bu anonim tipin hemen karşı kaldırımında ise, saygıdeğer kimliği ve donanımı ile bir başka tip yer alıyor: Entelektüel

Kafası işleyen kişi, fikir üreten, tahsilli, bilgili kişiye eskiden münevver denilirdi. Sonra aydın denmeye başlandı. Entelektüelin ise, Batı’dan gelen bir kavram olarak, düşünür-üstü bir anlamı var. Tahsilli olan herkes aydın olmayabilir veya her aydın [geçinen] aydınlanmış olmayabilir. Entelektüel bütün bu tanımların üstüne çıkan gerçek anlamda alim, filozof, hakikat arayıcısı, düşünür, yol gösterici, fikir namusuna sahip erdemli kişiye deniyor.

Ama… Hemen bu saygın kavramın ayaklarının altında, bir başka tipleme var: Entel!..

Sözlük anlamı, laf üreten kimse, [yani] yeni moda [hem kikirik-hem liboş] aydın…

Ama aydın tipinin bir de, “entel-dantel” bileşimi var…

Entel kelimesinin içerdiği ironiyi iyice vurgulamak ve saçma sapan bu insan tipini belirtmek için kullanılan bir sözcük…

Evet… Şimdi de geldik, monşer kavramına…

Kelimenin geldiği yer Fransa…

Ancak sözcük Kapıkule gümrüğünden ülkemize girince farklı bir anlamla yüklenmiş. Aslında kendi memleketinde “aziz dostum” şeklindeki bir sevecen hitapken… Edirne’den-Kars’a doğru uzanırken züppe-aydın bozuntusu anlamını sırtlanmış.

Bu sözcük; giyinişte, konuşma biçiminde, dilde, düşüncede gülünç, abartılı, özentili, içeriği olmayan yapmacıklara ve aşırılıklara kaçan kimse ya da kimseler için kullanılıyor…

Evet…

Yazı uzadıkça uzadı. Bir köşenin içine sığamayacak kadar genişleme eğilimine girdi. Demek ki, artık tadında bırakmak ve noktayı koymak lazım. Öyleyse…

Nokta!

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.