Hava Durumu

AHLAKIN EN DEĞERLİ TUĞLASI

Yazının Giriş Tarihi: 06.02.2026 15:59
Yazının Güncellenme Tarihi: 06.02.2026 16:03

Uzun yıllardır www.soruyusormak.com adlı internet sitesini yayınlıyoruz.
Sitenin adı başlangıçta oldukça yadırganmıştı. Açık söylemek gerekirse bu yadırgama
refleksi hala sürüyor.
Ve biz de -hala- direniyoruz.
Çünkü düşünce faaliyetinin en temel öğesi “sorunun” sorulmasıdır…
Soruyu sorabiliyorsanız, zaten o sorunun yanıtı ile ilişki içindesiniz demektir.
Çünkü sorgulamak, aydınlık düşüncenin ilk adımıdır.
Yanıtlara hemen ve çabucak ulaşamayabilirsiniz.
Bulduğunuz yanıtları, iki adım sonra değiştirip, üstünü çizip, geliştirebilir ya da çöp
sepetine atabilirsiniz.
Ama kalkış noktası “sorunun sorulması”dır…
Sorgulamayı yöntem bellemek, bilinen gerçekliklere körü körüne razı olmamak
demektir.
O gerçekliklerin nedenlerini, arka planını, oluşma sürecini daha daha nice
nedensellikleri irdelemek demektir.
Aydınlanma süreci, irrasyonel kabullenişlere karşı çıkarak doğmuş ve gelişmiştir.
Verilenlerle yetinmek, beyin yıkama girişimlerine boyun eğmek, gerçeğe duyulan
tutkunun toplumsal dayatmalar altında ezilmesine izin vermek ya da ses
çıkartmamak taassuptur, yobazlıktır, sıradanlıktır, kişisel zafiyettir.
İnsanların önemli bir çoğunluğu sorgusuz-sualsiz kabullenmiş olduğu klişeleri
farkında değildir.
Ancak gerçek bir aydın olabilmenin yolu bu konudaki farkındalıktan geçer; önce
“soruyu sormak”la gelişir.
Ayrıca, hiçbir zaman giriştiğimiz sorgulamanın sonucunda ortaya çıkacak olan
yanıtlardan korkmayacağız.
Yanıt ne olursa olsun, ne kadar acıtırsa acıtsın, ona çıplak gözle bakma yiğitliğini
sürdüreceğiz.
FELSEFENİN İLK ADIMI…
Gerçek sevgisi, felsefenin ilk adımıdır.
Felsefe, Yunanca "phileo"= sevgi + "sophia"= bilgi sözcüklerinden birleşerek oluşan
bir kavramdır.
Philosophia = bilgelik arayışı, bilgiyi sevmek, bilgi severlik, araştırmak ve peşinde koşmak
anlamlarına gelmektedir.
Filozof, gerçeği arayan, onu yaşamının pusulası haline getiren, dünyada karşısına ne çıkarsa
çıksın, onu özgürce sorgulayan ve dolayısıyla da, “soru soran” kişidir.
Soruyu soran insan, siyaseti sorgular, tüm yerleşik inançları sorgular, toplumsal
değer yargılarını sorgular, bizlere verilmiş kültür dinamiklerinin her birini ayrı ayrı
ve müstakil olarak sorgular…
Bunu yaptığı için ise, yerleşik düzen ve onun ön-kabulleri ile her daim karşı karşıya
gelir.

Siyasetin palavralarına, toplumsal kültürün bizlere enjekte ettiği tüm öğelere kuşku
ile bakar, tüm ön-kabullere bilimsel bir sorgulama yöntemi ile yaklaşır… Ve bütün bu
öğeleri dikkatle ve titizlikle ve objektif bir bakış açısı ile didik didik eder.

  1. Kirli siyaseti de-şifre eder.
  2. Batıl inançların dibini oyar.
  3. Çıkar amaçlı örgütlenmelerin karşısında yer alır…
  4. Ve bütün bu çabaları da, hiçbir kişisel çıkarın kirine bulaştırmadan özveri ile ve aydın namusu ile sürdürür; hiçbir beklentisi olmadan, dürüstçe hayata geçirir.

İşte bu noktada cesaretle ifade etmeliyiz:
Hayat, sırça köşkümüzden seyretmekle yetineceğimiz bir trajedi değildir…
Namus!

  • Her an, her zaman ve her zeminde sınanarak yaşama geçirilen acımasız bir teraziyi
  • elinde tutar.
  • Gerçeği sorgulamanın bizi götüreceği nihai liman budur.
  • Namus – gerçek sevgisi – sorgulama ve iç-ben’e saygı…

İşte çağdaş laik ahlakın yapı taşları bizce bu öğelerin toplamından oluşur.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.