Şimdilerde bu sorunun gündeme taşınmasının bizce biricik anlamı var: Çağdaş  McCarthy’cilik!..

2021 yılı “Erdal Öz Edebiyat Ödülü” Selim İleri’ye verildi.

Manşetleri süsleyen haber bu...

Selim İleri “o zamanlar”ın Zaman Gazetesi’nde yazılar yazıyordu.

  • Niçin yazıyordu; neden yazıyordu?

Bu soruyu ancak Selim İleri yanıtlayabilir.

Gelin üçüncü meyhanenin kapısını birlikte tıklatalım… Gelin üçüncü meyhanenin kapısını birlikte tıklatalım…

Ama düşünülmesi ve yanıtlanması gereken asıl soru bizce; “bu meselenin niçin ve neden bugünün “sanat” gündeme taşındığıdır…”

Belki de o zamanların Zaman Gazetesi’nde bu yazılar yayınlanırken sorulmalıydı bu sorular.

Ben de sormalıydım…

Biz de sormalıydık.

Hepimiz sormalıydık.

Ama… Şimdilerde bu sorunun gündeme taşınmasının bizce biricik anlamı var:

Katılmıyor musunuz?

Düşünce özgürlüğü meselesidir… Olabilir, katılmayabilirsiniz.

Ama, biz böyle düşünüyoruz, siz de öyle.

İşte özgürlük, demokrasi, katılımcılık bundan ibaret bir şey.

Barikayı hakikat fikirlerin çarpışmasından çıkıyormuş.

Varsın çıksın…

Hiç kimseye bir zararı yok.

Olsa olsa aydınlanmamıza “bir tık” yararı var.

Gelişmek işte böyle tık-tık’lardan oluşur.

Tık-tık… Tık-tık!

Sabırla, tolerans fikrinin hazmedilmesiyle, daha çok sorgulama, daha fazla düşünmeyle.

Yanılgılarımızdan enerji biriktirip, yeniden düşünmeyle…

O zaman ne McCarthy’ler durdurabilir bizi, ne de karaciğerimize konuşlanmış olan gizli-saklı bağnazlıklarımız…