Akbelen’deki direnişten uzun uzun söz etmeye gerek yok…

Maden [kömür] havzalarını genişletmek amacıyla ormana dalan “beşli hazretler”den birisine ait iş makinalarının önüne bu ülkenin aydınlık insanları bedenlerini ve yüreklerini siper ediyorlar. Ormanı, ağacı, çevreyi korumaya çalışıyorlar…

Mücadele aktif olarak, biber gazı başta olmak üzere çeşitli şiddet araçlarına rağmen sürüyor.

ÖZEL BİR HABERİMİZ VAR ÖZEL BİR HABERİMİZ VAR

ÖZEL HABERİMİZ ÖNEMLİ

Olaylar bu şekilde gelişirken bizim sizlere ulaştıracağımız özel bir haberimiz var:

Haberimizin kahramanı, bir Akbüklü çevreci…

Nasıl mı?

Şöyle:

Akbük Çevre ve Kültür Derneği [AKÇED] yönetim kurulu üyesi Ünal Kaydan, yüreğinin ve bilincinin sesine kulak veriyor ve elindeki telefona sarıldığı gibi ulaşabildiği CHP milletvekillerini ve özellikle de CHP genel merkezindeki yetkili kişileri ısrarla arıyor.

Onlara telefonda söylediği sözler kısaca şöyle:

-        Nerede bizim genel başkanımız?.. Böyle bir halk direnişine omuz vermesi gerekmez mi? Eğer oraya bizzat gelerek direnişe önderlik etmezse; ona da, partiye de yazıklar olsun!..

Ünal Kaydan telefonunu kapıyor, aradan bir süre geçiyor.

Ve izlemekte olduğu televizyon kanalının ekranının altından geçmekte olan bir yazıyı heyecanla okuyor: KILIÇTAROĞLU AKBELEN DİREŞİNE OMUZ VERMEK İÇİN YOLA ÇIKTI…

Olay aynen ve net olarak böyledir.

EN AZINDAN BİR ALKIŞ!..

Geçtiğimiz Perşembe günü yapılan AKÇED genel kurulunda olay tüm üyelere açıklandı ve onların alkışları ile karşılandı.

Gelişen olayların yorumunu sizlere bırakıyor ve Ünal Kaydan arkadaşımıza sizlerden de küçük bir alkış diliyoruz.

Bizce yurttaş olma sorumluluğu budur.

Gerçek demokrasi ancak bu düzeydeki nitelikli sorumlulukların üst üste biriktirilmesi ile gerçekleşebilir…

VE KILIÇTAROĞLU AKBELEN’DE PROTESTO EDİLİYOR.

Haberin bundan sonrası gerek televizyon haberlerinde ve gerekse sosyal medyada geniş olarak yayınlandı.

Özetle Akbelenli direnişçiler, Kılıçtaroğlu’nun lüks arabasının önünü kesiyorlar ve bir basın toplantısı yaparak direnişimize destek vermiş olamazsınız, diyorlar.

Haykırdıkları sloganları şöyle: Arabaya değil,barikata!..

Ve onu, fiili ve fiziki olarak direnişine destek vermeye çağırıyorlar.

Sayın genel başkan da otomobilinden iniyor ve protesto eylemine uzaktan da olsa fiilen katılmış oluyor.

KISSADAN HİSSE: Acaba muhalefeti gerçekten muhalefet yapmaya halk mı itekleyecek… Belki de siyasi geleceğimiz bu sorunun yanıtına bağlı.

Editör: Faruk Haksal