İLKELERİMİZ
ÖYKÜ
ŞİİR
MİZAH
DİL
ÖTEKİ AÇI
GEZİ ANILARI
Günün Sözü
KÜLTÜR, BÜTÜN BİLDİKLERİNİZİ UNUTTUĞUNUZDA, GERİDE KALAN ŞEYDİR...
Hava Durumu
Radyo
Anket
Kılıçtaroğlu başkanlığındaki ilk seçimlerde CHP'nin oyu aşağıdaki seçeneklerden hangisi olabilir?
Yüzde 16 - 26 arası
(10 %)
Yüzde 26 - 29 arası
(8 %)
Yüzde 29 - 32 arası
(14 %)
Yüzde 32 - 34 arası
(22 %)
Yüzde 34 - 36 arası
(21 %)
Yüzde 36'dan fazla...
(22 %)
(
Sonuçlar
)
Yazarlarımız
Selami Kareli
Songül Dikbilek
Duygu Tekden
Özge Haksal
Huseyin Pelit
Barlas Özarıkça
Ergun Çınar
[soruyusormak Çalışma-grubu]
Galip Salcı
Filiz Kibritçi
Zeynep Işık
Selma Soyak
Cengiz Özden
Kerim Utkun
Faruk Haksal
Konuk Yazarlarımız
Zeynep Aydınlıoglu
Ahmet Türkan
Uğur Kesim
Sadık Özen
Fahri Alimoğlu
Muhlis Altuncuoğlu
Arslan Kılıç
Bülent Esinoğlu
Şinasi Kula
H. Düzgün
Sabahattin Talu
Burhan Özbey
Oya Erdemir
Ömer F. Yilmaz
Niyazi Doğan
Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu
Oğuz Atay
Hasan Yalçın
DİDİM’DE HAVA... LODOS - Kerim Utkun
Bu yazı yazılırken, Didim’de rüzgâr lodostan esiyordu. Vakit öğle.
Merkez lokantasının önündeki masalar, ön ceplerinde az-biraz “Paund”ları ve arka ceplerinde ise pasaportları bulunan sarışın insanlarla dolu.
Didim’in Ağustos güneşi, bu sarı saçlı beyaz tenli insan kalabalığını ısıtıyor, usul usul kızartıyor. <
devamı.. (23.08.2010)
HİDAYET’İN EMEĞİ... VE YETENEĞİ - Kerim Utkun
Unlu basketbolcu Hidayet Türkoğlu esiyle birlikte, İstanbul’un bir semtinde yayan olarak bir yerden bir yere giderken, sokakta bağıra bağıra simit satan bir çocuk görüyorlar.
Ünlü basketbolcu birden duraklıyor... Simitçiye yaklaşıyor ve simidin kaç para olduğunu soruyor.
Simitçi,
- &nbs
devamı.. (08.08.2010)
ÖNEMLİ BİR KISA ÖYKÜ… - Faruk Haksal
Günlerden bir gün Maksim Gorki, Dostoyevski’ye bir mektup yazıyor.
Mektup tam 42 sayfa…
Gorki, anlatmak istediklerini uzun uzun yazıyor.
Bu uzun mektubun son cümlesi aynen şöyle::
- Üstadım, biliyorum mektubum oldukça uzun kaçtı. Ama bu sonuç, yeterli vakt
devamı.. (15.05.2010)
DİL RAHATSIZLIĞI… - Galip Salcı
Geçtiğimiz hafta mesleğinde uzman olan bir cilt doktoruna gittim.
Doktor sordu:
- Şikâyetiniz nedir?
Çekine çekine cevap verdim:
- Dilimin üzeri dümdüz doktor bey, tek bir tüy kalmadı üzerinde…
Do
devamı.. (18.04.2010)
TAŞ USTASI - Kerim Utkun
Kendisini evirip/ çevirmesini ve hatta yerle bir etmesini bilebilen alçak gönüllü bir adam kısa bir öykü anlatmıştı günün birinde.
Şöyleydi öykü:
“Çaresiz kaldığım zamanlarda gider, bir taş ustası bulur, seyre dalardım…
Adam durmadan elindeki kesici bir çekiçle önündeki koca taşa vurup dururdu…
Yüz kere mi
devamı.. (10.03.2010)
TABLET HOCA [Bir TV reklamının esintilerinden] - Huseyin Pelit
Profösör Siz çarşıdan pazardan aldığınız meyveleri sebzeleri yıkamadan yiyor musunuz?
Vatandaş Hayııır, aslaaa.
Prof. Peki bunları sadece suyla mı yıkıyorsunuz?
Vat. Evet hocam suyla. Başka ne yapacaktık ki?
Prof. Ohooo kardeşim içine tablet atmıyor musunuz suyun?
Vat. O da ne hocam tablet, mablet?
devamı.. (27.01.2010)
KURŞUN... - Öykü - - Huseyin Pelit
Karların arasından fışkırırcasına boynunu uzatmış, narin gövdesinden uzanan yeşilli beyazlı çiçekleri ile kendisine adeta gülümseyen kardelene yavaşça uzandı. Okşarcasına sevdiği çiçeğin Zeynep’inin hasretini çektiği beyaz tenine, bakmaya kıyamadığı yeşil gözlerine benzediğini, rüzgârda sallanan narin bedenin...
devamı.. (31.10.2009)
BİREY TOPLUM İKİLEMİ - Faruk Haksal
Ne kadar açarsanız yelkeni, o kadar rüzgâr dolar içine...
Ve rüzgar... O kadar iter sizi, gitmeniz gereken yere.
Soluğumuz çizer kaderimizi, çoğulculuğumuz renklendirir.
Bir de yapayalnız kalmak var orta yerinde hayatın... İnsanlığın... Ve kavganın!..
devamı.. (13.07.2009)
BİR NEV-YORK RÜYASI... [öykü] - Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu
Bir yaz günü uyuya kalmışım.
Kendimi, rüyamda önceleri epey vakit geçirmiş olduğum Nev-York şehrinde buldum. Aradan uzun yıllar geçmiş, 2050’li yıllara gelmişiz. Broadway’den aşağıya yürüyüp meşhur Times meydanına vardım.
devamı.. (16.05.2009)
DENİZİN BİTTİĞİ YER - Zeynep Işık
Herkes bir hikâye anlatıyor…
Herkes, anlatacaklarını bir hikayeye yüklüyor.
Niçin böyle?.. Tam olarak kestirmek zor. Ama, bu kez ben de böyle yapacağım. Ve ben, niçin aşağıdaki öyküye yaslandığımı gayet iyi biliyorum…
Buyurun okuyun:
devamı.. (12.05.2009)
UNUTULAN [Öykü] - Oğuz Atay
- Ben tavan arasındayım sevgilim! diye bağırdı delikten aşağı doğru. Eski kitaplar bugünlerde çok para ediyor. Bir bakmak istiyorum onlara.
Son sözlerimi duydu mu?
- Orası çok karanlıktır; dur, sana bir fener vereyim.
İyi. Durgun bir gün.
devamı.. (12.05.2009)
Arama
En Çok Okunan Yazılar
BU SİTE, NE YAPMAYA ÇALIŞIYOR?..
MHP’Lİ GENÇLERİ BEKLEYEN GÖREV ve SORUMLULUK
İNANIN GÜLÜMSEYECEKSİNİZ!..
BİR DİNAZORUN ’ÖZ’ ELEŞTİRİSİ...
NİÇİN AYNI KABA?..
TÜRKİYE’DE GİDEREK BÜYÜYEN İŞSİZLİĞİN NEDENLERİ
GÜLMEK, SORUYU SORMAK ve KÜLTÜR…
BİREYSEL VAROLUŞ ve KOLLEKTİF BİLİNÇ ARASINDAKİ İLİŞKİ
MERHABA...
18 ÜZERİNDE ZIPLAYAN TOP….
Duyurular
SORUYU_SORMAK@GOOGLE.COM’A ÜYE OLUN...
ANKETİMİZE KATILIN...
LÜTFEN ’İLKELERİMİZ’İ OKUYUN ve EĞER BENİMSİYORSANIZ BİZE OMUZ VERİN...
SİTEMİZE ARAMA MOTORU EKLENDİ
Linkler
Gazeteler
Soruyu Sormak
Bu grubu ziyaret et
Reklam
İletişim Yayınları