sık kullanılanlara ekle
Günün Sözü
KÜLTÜR, BÜTÜN BİLDİKLERİNİZİ UNUTTUĞUNUZDA, GERİDE KALAN ŞEYDİR...
Anket
Kılıçtaroğlu başkanlığındaki ilk seçimlerde CHP'nin oyu aşağıdaki seçeneklerden hangisi olabilir?
Yüzde 16 - 26 arası(8 %)
Yüzde 26 - 29 arası(11 %)
Yüzde 29 - 32 arası(20 %)
Yüzde 32 - 34 arası(24 %)
Yüzde 34 - 36 arası(19 %)
Yüzde 36'dan fazla...(15 %)
Yazarlarımız
Selami Kareli
Songül Dikbilek
Duygu Tekden
Özge Haksal
Huseyin Pelit
Barlas Özarıkça
Ergun Çınar
[soruyusormak Çalışma-grubu]
Galip Salcı
Filiz Kibritçi
Zeynep Işık
Selma Soyak
Cengiz Özden
Kerim Utkun
Faruk Haksal
Konuk Yazarlarımız
Zeynep Aydınlıoglu
Ahmet Türkan
Uğur Kesim
Sadık Özen
Fahri Alimoğlu
Muhlis Altuncuoğlu
Arslan Kılıç
Bülent Esinoğlu
Şinasi Kula
H. Düzgün
Sabahattin Talu
Burhan Özbey
Oya Erdemir
Ömer F. Yilmaz
Niyazi Doğan
Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu
Oğuz Atay
Hasan Yalçın
- KÖTÜ BİLİRDİK!.. - Zeynep Işık

Her şey birbirinin aynı, basit, kolay ve yavan olacak.

Filmler, yazılar, romanlar, şiirler… Tıpkı hayatları gibi sıradan, bayağı, tek düze ve sığ…

O küçücük dünyalarında sevince, öfkeye ve neşeye yer yok!...

Sevinç, öfke ve neşe!..

İsmin beş hali gibi, ruhun varlık sebebi… Neşe, öfke ve sevinç!

Renkli-camlı ekranda dünya onlara göre şekillendirilerek sunuluyor.

Aşkları, nefretleri ve en önemlisi de değerlerinin çıtasına göre yeniden şekillendiriliyor dünya… Ve adına “haber Bülteni” deniliyor…

Hayır, Dünya böyle değil!

Hayır, Dünya bu kadar yavan, bu kadar bayağı ve bu kadar kısır değil…

O’nu sizin düzleminize indirgeyenler, sizin bayağılığınıza ve çirkinliğinize benzeterek, yine size yansıtanlar, aslında, kendinizi seyretmek için bir ayna sunmaktadırlar size…

Ama, nafile…

Siz o aynada kendinizi görmek yerine, benzerlerinizin acıklı haline bakarak, “şükür Yarabbi”, diyebilecek bir divanelik içindesiniz.

Siz, sizi bilmez bir deniz içindesiniz…

Siz, nafilesiniz…

Siz soluk almadan dizi izlersiniz.

Siz, haber programlarında ya tecavüz, ya dedi-kodu, ya da manken totosu seyredersiniz…

Siz, böyle oldukça da [pek sevgili sayın yurttaşım] bizler bu çileyi çekmek zorundayız.

Oysa [oldukça sevgili ve kelaynak vatandaşım] sen, herşeyi böyle basite almasan… Böyle sıradan ve sığ yaşamasan… Sinema filmlerini bir dizi tembelliği içinde seyretmesen örneğin… Kitapları kapaklarının dışından seyretmesen… Ve bu ülkenin hal-i pür melalini izlesen haberlerin içinden ve düşünsen nedenini, “niçin”ini, “nasıl”ını olup-bitenlerin…

Anlasan [muhterem ve sevgili arkadaşım], dostum ve canım kardeşim benim, bir anlasan var ya…

İşte o zaman, kuşluk vaktinden evvel gider tarikat erbabı bu ülkeden… Yatsıdan önce kılınır namazı ölü düşüncelerin…

Ve imam sorar cemaate, bu kurumlaşmış kültür kadavrasının ardından:

-         Nasıl bilirdiniz?

-         Kötü bilirdik!

Biz bu kaderi hep birlikte, anca ve kanca beraber değiştirmenin yolunu işte böylece bilebilir ve bu ülkeyi tekrar, dirliğe, düzenliğe, hukuk devletine ve aydınlığa ulaştırmanın düdüğünü ya da çanını çalabilirdik…

Haksız mıyım?..

 

 

 

 

Yorumlar:
Kayıtlı Yorum Bulunamamıştır!
Ad & Soyad
Eposta
Mesaj
Maksimum Karakter Ekleyiniz!
İşlemi yapınız sonucu kutucuğa yazınız!
  
İp: 38.107.191.87
Tarih: 29.07.2010
Arama
En Çok Okunan Yazılar
Duyurular
Google Grupları
Soruyu Sormak
Reklam


İletişim Yayınları